Ocak 2026: Parazit
Bloga 2021 Ocak’ta başlamıştım. Geçmişe dönük bütün Ocak yazılarını okudum. Geçen sene de aynı şeyi yapmışım, okuyunca gördüm. İnsan nasıl da hatırlamıyor.
Aylık blog yazmayı bıraksam mı diye düşündüm. Yazıları okuyunca Aralık, Ocak, Şubat aylarında nasıl depresif olduğumu hatırladım. Bana ipucu oldu. Geldi benim depresyon ayları ama geçecek dedim.
Bu ay da Aralık ayındaki gibi iş anlamında yoğundu. Bazı belirsizlikler canımı sıktı. Ama dönüp bakınca görüyorum ki dolu dolu bir ay geçmiş.
Bir akşam resim aktivitesine katıldım. Küçük kardeşim Madrid’e geldi. Beraber haftasonu Cordoba’ya gittik.
Cordoba’nın her yeri portakal ağacı dolu, hiç bu kadarını görmemiştim.
Flamenko izledik. Mescid-Katedral’i gezdik. Köşede mihrab’ı görünce beni bir duygusallık bastı.
İspanya’nın her köşesi güzel, Cordoba da insana iyi gelen ruhuyla hem şaşırttı hem şaşırtmadı.
Bu ay Madrid’de ikinci karı gördüm. Çok yoğun yağmasına rağmen öğleden sonra hiçbir şey olmamış gibiydi.
Bu ay güzeldi ama bu ayın en güzel aktivitesi Brüksel’deki Pinhani konseriydi. Arkadaşımla konser için haftasonu Brüksel’e gittik. Konser tatlı bir anı olarak hafızama yerleşti.
Brüksel konser olmasa ziyaret etmeyi düşüneceğim bir yer değildi ama fena şehir değil. Havası hariç yaşanılanabilir bir yer gibi duruyor. Yine de hiçbir Avrupa ülkesi bir İspanya değilmiş gibi geliyor.
Şubat ayı yazısında görüşürüz.

















Yorumlar
Yorum Gönder