Aralık 2025: Kapanış
Bazen geçmişe gidip o buruk halime sarılmak istiyorum. Belki daha önce yazmışımdır, arada bu his geliyor. Kendime teselli verebilmek isterdim.
Bu ay iş anlamında yoğundu. İzin alacağım günleri iple çektim.
Sonunda Gernika tablosunu gözlerimle gördüm. Reina Sofia müzesini Prado’dan daha çok sevdim. Poster tasarımlarına hayran kaldım.
Türkiye’ye geldim. Kedileri çok özlemişim.
Beş farklı lokasyonda geceledim. Bavulla konar göçer hayat beni yordu. Bundan sonra her seyahate sırt çantasıyla gideceğim.
Tatilimin bir haftası Yalova’da geçti. Hava çoğunlukla kapalıydı. Kar bile yağdı.
Kumsala yatıp kitap okuma hayalimi bir-iki sefer gerçekleştirebildim. Yine de dinlendim. Kitap okudum, İspanyolca çalıştım, yüzdüm, ukulele çaldım.
İhsan Oktay Anar’ın Yedinci Gün kitabını bitirdim. İhsan Oktay Anar’ın dilini çok severim. Kitaplarını her okuduğumda iyi ki anadilim Türkçe de bu eserlerden mahrum kalmıyorum derim. Fakat karışık hislerle bitirdiğim kitabı en son beğenmediğime karar verdim.
Ocak başında Madrid dönüşü malum havayolu şirketi bavulumu kaybetti, günlerce bulunana kadar bütün negatif duyguları teker teker gezdim. Madrid’deki evime geldiğimde kombinin bozulduğunu gördüm. Dondum. Üstüne bir de kar yağdı. İş üstüne iş çıktı. İş çıktıkça beni sinir bastı.
Her inişine ve çıkışına rağmen 2025 bana iyi geldi. Hamdım, piştim. Ve bu yazıyla 2021 başında rastgele başladığım aylık özet blog yazılarımın 5. yılını doldurdum. Kutlu olsun.
Ocak yazısında görüşürüz. Umarım.
















Yorumlar
Yorum Gönder