Nisan 2026: İnziva

Nisan ayı tarafından iyileştirildim.


Bu ay bir haftalığına Makedonya’ya gittik. Bana bu kadar iyi gelmesini beklemiyordum. Mart ayında kötü bir ilişkim olan resim defterim bu ay en iyi arkadaşım oldu. Resim yapmayı planlamayarak yanıma aldım. İçimden çizmek geldi, çizdikçe korkumu attım, korkumu attıkça daha çok çizesim geldi.


Bu zamana kadar resim defterlerimin sayfalarına hiçbir şey yapıştırmadım. Yapıştırdığım şey solacak, resmimi bozacak diye uzak durdum. Artık içimden kolaj yapmak geliyor.


Gece yarısı Üsküp’e indik. Üsküp’te iki gece geçirdikten sonra Stobi Arkeoloji Parkına gittik. Hava çok sıcaktı. Oradan Kruşevo’ya geçtik.



Kruşevo o sıcaktan sonra buz gibi geldi ama hava tertemizdi, gökyüzü ışıl ışıldı.


Deneyimlediğim kadarıyla böyle küçük yerlerde eğer popüler sezon değilse yemekler genelde kötü oluyor ama burası harikaydı. İki öğün için de aynı yere geldik.


Kruşevo’da bir gece geçirdikten sonra, doğum günümde Ohrid’e gittik. Bana verilebilecek en güzel hediye Ohrid’di. Hava müthiş, göl ışıl ışıl, şehir sakindi. Güzelim kebapları ve baklavaları yerken esnafla Türkçe muhabbet etmek çok iyi geldi. O kadar hafifledim ki kaşlarım yumuşadı, omuzlarım indi. Burada üç gece geçirdik. 



Buradayken St Naum ve Bigorski manastırlarına gittik. St Naum’a giderken gölden gözlerimi alamadım. Bigorski’de karlı dağlarla büyülendim.



Oradan Mavrovo’ya, oradan da Tetovo’ya gittik. Tetovo acayip bir yer. Oradayken annemi arasam beni Türkiye’de zannederdi.

Tetovo’da her gün Tetovo’nun korunması için hatim yapıyorlarmış. Senede bir de hatim duası oluyormuş. Bu tür şeyler içimi ısıtıyor.


Birkaç saatlik Tetovo ziyaretinden sonra Üsküp’e, ertesi gün uçağa binip bu güzel geziyi sonlandırmak üzere döndük.


Makedonya genel olarak hem çok tanıdık, hem de bir o kadar uzaktı. Bu hissi nasıl anlatabilirim, bilmiyorum.


Makedonya gezisiyle döndüğüm çizim camiasında ay boyunca takıldım.





Mayıs ayında görüşürüz.


Yorumlar