Temmuz 2026: Ağrı


Benim bir gece rutinim var. Ortalama 45 dk sürüyor. Geçen ay bu rutinimden ne kadar sıkıldığımı düşündüm. Yüzüme krem sürmek dahi gözümde büyüyor bazen. Sonra, 28 Haziran Pazar gecesi, bütün rutinlerim sarsıldı. 

Pazar gecesi öncesi birkaç gün sırt ağrım vardı. Pazar akşamı dışarı çıktım. Oturup kalkarken sırtımda yanmalar oldu. Eve dönerken ağırlaştı. Bir an nefes alamadığımı fark ettim. Derin bir nefes almaya çalıştım, çalışmaz olaydım; sırtıma bıçak saplandı. Eve geldim, uzanmaya çalıştım, yapamadım. Oturdukça, hareket etmeye çalıştıkça, atakta durdukça sırtıma kramplar girdi. Kramplar şiddetlenmeye başladı. Herhalde o gün bugün dedim, tık diye gideceğim, birkaç güne bulacaklar. Zar zor acile gittim. Testler temiz çıktı, ağrı kesici ve bir iğneyle gönderildim. İğnenin etkisiyle uzanıp uyuyabildim. Sonra uykusuz, kramplarla dolu ve mental olarak zorlu günler başladı. Yarım yamalak İspanyolcamla doktor doktor gezdim. Her ilaç işe yaramadı. İşe yarayanını bulana kadar acıdan kıvrandım. İlaçların da bir limiti vardı, her ağrıdığında alamadım.

Günlerim uyku ve uyanıklık arası, seksen parçaya bölündü. İlk bir hafta tek kolumu havaya kaldırıp uzanabildim, sırtımda yakıyla, 32 derece sıcaklıkta evde ve hareketsiz. Sonra kolumu kaldırmam işe yaramamaya başladı, o zaman uzanma girişimleri tam bir zulme dönüştü. Fiziksel acı paketine elbette psikolojik zorluklar eklendi: Ev kirleniyor, çöpü kim çıkaracak, iştahım yok ama yemen lazım, ne yiyeceğim? İşten hiç bu kadar uzak kalmamıştım. Stresi eklendi. Sürekli iyi miyim, çalışabilecek durumda mıyım diye kendimi kontrol ettim. Onun da üzerine yalnızlık hissi bindi.

Aslında tamamen yalnız değilim. Ailem panik olmasın diye onlara anlatamadım ama Allah yardımına güzel dostlar gönderdi. Hepsine minnettarım.

Fizik tedavi ve ilaçlarla beraber üçüncü hafta toparlamaya başladım. Uyurken sağdan sola dönebilmek en büyük mutluluklarım biri oldu. Sırtımın yangısıyla kıvranmadan hapşırıp gülebiliyordum. Metalim toparlanmaya başladı. Bu süreçte ilaçların etki ettiği saatlerde resim yaptım, video editleyip paylaştım, Harry Potter serisinin ilk iki kitabını İspanyolca okudum. Film izledim. Bunların hepsi yaparken çoğunlukla keyif aldığım şeyler. Elbette keyif alamadım. Sevdiğim şeyleri yaparken keyif almayı özledim.


Toparlandıkça biriken ev işlerini yaptım. Ütü yaparken bile söylenmedim. Kendime iyileşme pastası yaptım. Kızlar geldi kahvaltı yaptık, sinemaya gittim.

İşe dönünce baktım ki dünya yanmamış, ben bir süre çalışmadım diye kıyamet kopmuyormuş.

Yorumlar